gif

Politika - yanlış bilgi

Eski Birleşik Krallık Suriye Büyükelçisi Peter Ford Londra’da Nisan 2017’de bir konuşmada, Ray Tang /Anadolu Ajansı/Getty Pictures

Eski İngiliz diplomat 2018 Duma saldırısı hakkında Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü raporunu saptırdı

  Wednesday 28th August 2019

  • 4668
  • 08-28

Eski Birleşik Krallık Suriye Büyükelçisi Peter Ford, 1 Mayıs 2019’da çıkan Rusya desteğiyle Esad rejimi güçlerinin şehri ele geçirerek sakinlerini göç ettirmekten beş gün önce 7 Nisan 2018’de Şam’ın kırsalındaki Duma şehrini hedef alan ve çok sayıda çocuğun olduğu 40-700 Suriyeli sivilin hayatını kaybettiği kimyasal saldırı hakkında raporuna dikkat çekerek Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün (OPCW) “Ceset çıkarmaya çalışmayarak bununla ilgili açıklama yapmamış” iddiasını ileri sürdü.  

Bu iddia, eski diplomatın örgütün raporu çıkması akabinde yaptığı bir röportajda ileri sürmüştür. Röportajı Geopolitics & Empire adında bir YouTube kanalı “Peter Ford: ‘Daimî Hükümet’ Suriye ve Dünyaya İmparatorluk Savaşı” adı altında yapmıştır. 

Teekked platformu, bu iddiaları doğrulayarak birinci iddianın yalan olduğunu ortaya çıkarmıştır ki örgüt, yayınladığı raporda (Teknik) Sekreterlik ’in 7 Nisan 2018’de sözde saldırıda zehirli kimyasal maddelere maruz kaldığı ifade edilen cesetleri incelemek ve biyomedikal numune toplamak üzere toplu mezarlardan ceset çıkarma olasılığını düşünerek Esad rejimine bunun yapmaya karar verdiğini bildirmiş ve bu ihtimal karşı ilk hazırlıkları yaptığını dile getirmiştir. Esad rejimi sözlü olarak, ceset çıkarma işlemlerinin yapılması için sağlanması gereken şartları belirtmiştir. Raporda ek olarak; “Sözde olaydan beri geçen zamanı göz önünde bulundurarak bu ihtimalle yola çıkılamamıştır” ifadesi yer almıştır.

Örgütün “gaz tüpü gibi görünen” şeyin incelemesini reddetmesi iddiasına gelince Gerçekleri Araştırma Heyeti gerçekten de o “sarı tüpü” güvenlikle ilgili nedenlerden dolayı incelememiştir. Ancak, eski büyükelçi, raporun rejim iddialarından farklı olarak “Cihadî” olarak betimlediği bu ekte savaş amaçlı kimyasal veya aşırı zehirli maddelerin üretildiğini gösteren kanıtların olmadığını içerdiğini atladığı gibi Ford, örgütten özellikle bu ekin incelenmesini Esad rejiminin ta kendisini olduğunu da atlamıştır.

 Hatırlatılması gereken bir husus şu ki; Gerçekleri Araştırma Heyeti iki gaz tüpü içeren iki mevkiyi ziyaret etmiştir ki raporda şunu ifade etmiştir;

“İki tüp reaktif klor içeren maddelerin kaynağıdır… Saldırı yerlerinin birindeki beton terasa gelen hasarlar geometrik olarak ‘tüp’ ile benzerlik gösteren bir cisim ve fark edilen hasarı oluşturmak için yeterli kinetik enerji sonucu meydana gelmiştir”.

Diğer bir ifadeyle, tüp bir hava saldırısında düşmüştür. Ek olarak Esad rejimi, saldırı yerlerinin birinde önem arz eden bazı dairelere girmesine izin vermeyerek rejim temsilcileri “kapalı dairelere baskın düzenleme yetkisine sahip olmadıklarını” iddia etmiştir.

Terastaki Delik ve Tüpün Tetkisine Ait Bilgisayar Örneği - Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü, Mart 2019

12 Nisan 2018’de Rusya, silahlı muhalefetin başkent Şam’ın muhitindeki son kalesi olan Duma şehrinden tüm muhalif askerleri çıkarttığını duyurmuştur. Dört gün sonra 16 Nisan’da ise heyet girmeden önce Duma’da keşif yapmakla görevli ekip olan Birleşmiş Milletler Güvenlik Ekibi UNDSS ’a, Duma şehrinde saldırının olduğu yerde ateş açılmıştır. Aynı gün yani Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün Suriye’ye girmesinden iki gün sonra Birleşik Krallık Heyeti örgüte Esad rejimi ve Rusya’nın örgüt heyetinin saldırı yerine girmesine henüz izin vermediğini açıklamıştır.    

Ancak, Neden Eski Bir Diplomat Esad Rejimine Hizmet Edecek Yanıltıcı Bilgiler Yayınladı?

1947 doğumlu Peter William Ford Birleşik Krallık Suriye Büyükelçisi olarak 2003-2006 yıllarında çalıştığı gibi 1999-2003 yılları arasında Bahreyn Krallık Büyükelçisi olarak da çalışmıştır. Ford, rejimin başı Beşar Esad’ın eşi Esma Esad’ın babası Fevvaz el-Ahres’in 2003 yılında kurduğu ve Esad rejimi destekleyicisi bir topluluk olan İngiliz Suriye Topluluğu’n başkanı görevindedir.

2012 yılında El-Ahres , İngiltere’nin The Guardian gazetesinin ifade ettiğine göre Esad rejimine karşı protestoların vahşice bastırılması nedeniyle yönetim kurulunun İngiliz üyelerinin tamamı istifaya karar vermesi üzerine baskı altında kalarak topluluğun eş başkanı olarak görevinden istifa etmiştir.

Aynı yıl mart ayında, Suriye devrimi ile İngiliz Channel 4’ün Esad’ın güvenlik güçleri tarafından -çocuklar dahil- sivillere karşı düzenli işkenceyi anlatan “Suriye'de İşkence Makinesi” adı altında yayınladığı rapora karşı El-Ahres’in damadına nasıl davranacağına dair öğütler verdiğini gösteren elektronik postalar sızmıştır.

Ford, Esad rejiminin dini azınlıkları koruduğuna dair anlatısına uygun duruşlar göstermekle bilinmektedir ki ekim 2015’te “Esad rejiminin düşmesi, Libya’da Kaddafi ile Saddam Hüseyin’in düştüğünde gördüğümüz gibi  Pandora'nın Kutusu’nu açacaktır”, ve rejimin düşmesinin “Hristiyan, Şii, Alevi, Dürzi ve diğer azınlıklar hakkında katliamlara yol açacaktır” ifadelerini kullanmıştır. Eski diplomat, aynı röportajda Rusya’nın Suriye’deki davranışının “doğru” olarak betimlemiştir. Son olarak da, eski diplomat “Suriye’nin Cihadîler’in eline düşmemesi için” Esad rejiminin düşmemesi için desteklemektedir. 

Esad Rejiminin Kimyasal Saldırı Sicili 

Berlin merkezli kar amacı gütmeyen bir düşünce kuruluşu olan Küresel Kamu Politikası Enstitüsü (GPPi), Almanya Dışişleri Bakanlığı ve Açıklama

Robert Bosch kurumu tarafından finanse edilerek Şubat 2019’da yayınladığı araştırmada, Suriye’de düzenlenen kimyasal silahların %98’i Esad rejimine isnat edilebilecek iken diğer kalanın sorumlusu İslam Devleti örgütü olduğunu ifade ederek 2011 yılından beri 336 saldırının düzenlendiği ve düzenlendiği teyit edilen saldırıların %90’ının Ağustos 2013’de meydana gelen Duma  kimyasal saldırısından sonra vuku bulduğuna dikkat çekmiş ve Esad rejimi tarafından kimyasal silahın kullanılmasını stratejik olarak betimlemiştir.

Yukarıdaki araştırmanın yayınlandığı aynı ay içerisinde Uluslararası Af Örgütü  AMNESTY, Esad rejimini uluslararası yasak kimyasal silahlar kullanma suçunu yönelterek rejimin Suriye muhalefetinin kontrolündeki bölgelerde yüzlerce insanın öldüğü ve çok insansın ağır yaralar aldığı onlarca kimyasal silahlarla saldırı düzenlemiş olabileceği hususunda şüpheli durumda olduğunu eklemiştir.